aşk vardır! - @beynorg

14 Aralık 2012 Cuma, 03:47 sularında İzni Burak Demirtaş tarafından #genel konularında yazılmış.
Yazıldığından bu yana, 1988 kez okunmuş ve 0 yorum almış.

Bu zamana kadar bir çok yazı okumuştum internette. Ki zaten vakit buldukça bol bol makale, yazı ve döküman okumaya çalışırım. Ara sırada olsa ziyaret ettiğim bloglar arasında beyn.org geliyor. Sevgili Barış ÜNVER kardeşimizin blogu ve bence gayet iyi bir blog yazarı. Geçen gün yine Barış'ın bloguna göz atarken bir yazısına denk geldim ve sizinle paylaşmak istedim.

Son dönemlerde AŞK hakkında atıp tutulan onlarca kelimeye, onlarca cümleye o kadar güzel bir vole vurmuş ki Barış, ne desem anlatamam. Okumanızı şiddetle tavsiye ediyor ve yazıyı paylaşıyorum.


AŞK VARDIR

Son zamanlarda; kadın, erkek, genç, yaşlı, küçük, büyük, ihtiyar, kızlar, delikanlılar ve sevimli çocukların bile "aşk" konusundaki yorumları birbirine benzemeye başladı: Aşk diye bir şey yokmuş, aşka inanmamak gerekiyormuş, aşk bir yanılsamaymış falan... Bu yazıda, yaratılan bu algının bir "koruma kalkanından" ibaret olduğunu anlatacağım.

Bu kalkan, kedinin uzanamadığı ciğere "murdar" derken kullandığı kalkanın aynısıdır. Kadın veya erkek; aşk hayatında başarısız olur, belki birkaç kişi kalbini kırar, terk edilir, aldatılır, sevdiği kız/çocuk ona ilgi göstermez... Buna benzer bir veya birden fazla olayı art arda yaşayan kişi, tam anlamıyla kolaya kaçar ve "Aşka inanmıyorum." demeye başlar.

Arkadaşım, aşk dediğin şey Noel Baba mı? İnanılıp inanılmayacak bir duygu, bir müessese değil ki bu. Varlığı tartışılan bir şey de değilken, senin "Bence aşk diye bir şey yok." demen özgünlük çabası mı, yoksa aramaktan vazgeçtiğinin bir göstergesi mi?

Birçok kişinin alınacağından adım gibi eminim ama açık konuşacağım: "Aşk diye bir şey yoktur." cümlesi, duygusal ilişkiler konusunda başarısız olmuş ancak bu başarısızlığını kabul etmek istemeyen, bununla beraber kolaya kaçıp, başarısız olduğu kavramı tümüyle inkâr eden bireylerin kuracağı bir cümledir.

Tabii bunu söylerken, duygusal ilişkilerdeki kendi başarısızlıklarımı da göz ardı edemem: Ne bir kızla konuşmaya cesaret edebiliyorum, ne de hasbelkader başlatabildiğim bir ilişkiyi yürütebiliyorum. Defalarca reddedildim, arkadaş olarak görüldüm, terk edildim... Hatta aldatıldığım bile oldu.

Ama hiçbir zaman kolaya kaçıp, bu başarısızlıklarımı, aslında var olmayan bir şeyin peşinden koştuğumu düşünerek savunmaya çalışmadım. Hiçbir zaman "Aşka inanmıyorum." demedim çünkü ilköğretim birinci sınıfta Merve'ye karşı hissettiğim çocukça duygunun da, 4 buçuk yıl önce Nermin'e karşı hissettiğim acı veren hissin de adının "aşk" olduğu gerçeğini inkâr edemem. Yalnızca daha iyi yenildiğimisöyleyebilirim ve bu benim utanç değil, gurur kaynağımdır.

Ne yaşamış olursam olayım; saçlarını koklayabileceğim, dudaklarından öpebileceğim, belinden kavrayıp sarılabileceğim, bana o dünyanın en güzel duygusunu hissettirecek kadını bulmak için atacağım adımlardan çekinmem için hiçbir gerekçem yok. Aşk vardır.

- Barış ÜNVER . 15Kasım2012


Tüm duygulara tercüman bir yazı olmuş tek kelimeyle. Kalemine sağlık Barış kardeşim! Ne güzel yazmışsın.. Gerçekten insanların Aşk'ı bu kadar basite alması o kadar garip ki. Şu zamanda herkes Aşk'ı hemen buluyor, hemen kaybediyor sonrasında da "Aşk yok." diyor, "Aşka inanmıyorum." diyor. Eehh canım kardeşim! Madem aşk yok, neye inanmıyosun? Gelin, etmeyin. Şu hayatta yaşadığımızı anlamak, hayattan zevk almak için çok az şey var zaten. Bunlarıda birbirimize zehir etmeyelim. Sevelim, sevilelim...

Sağlıcakla kalın...


Yorumunu Gönder     Sende görüşünü yaz!

Hiç yorum yapılmamış.   İlk yorumu sen yap!

Yine aylar olmuş ve buralarda gözükmüyorum. Ne zaman "buralara daha çok vakit ayıracağım, bol bol yazacağım" desem, kesin başka bir şeyler çıkıyor; işler, güçler, yoğunluklar vs, odaklanamıyorum. Öyle ya da böyle bunu bir düzene oturtacağım. inatçıyım bu konuda....

8 Temmuz 2018, 04:55   —   #genel   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

Buraları yine oldukça aksatmış olmanın verdiği iç rahatsızlığı ile, geçen haftadan beri bir şeyler karalamaya olan isteğim ancak şu an vuku buluyor. Geçen hafta oldukça yoğun ve hareketli geçtiği için yazmaya vakit bulamadım aslında. Ya da ne bileyim, belki de bahane buluyorum......

27 Şubat 2018, 11:34   —   #genel   —   2 yorum var.   —   Devamını Oku »

Gidelim buradan...

"Gidelim buradan... Göğsünü sıkan, içini daraltan o laneti geride bırakıp gidelim. Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık. Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim....

5 Ocak 2018, 04:57   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

$_2018 = new HappyYear();

Zamanın ne denli hızlı aktığını bilmiyorum ama, gerçekten "su gibi" akıp geçiyor deyimi doğru galiba. Ne ara 2018 geldi, kapımıza dayandı; hiç bir fikrim yok. Oysa ben daha tarih yazmak zorunda olduğum kağıtlara "2017" yazmaya bile alışmamıştım. Şimdi bir de 2018 çıktı başımıza. ...

31 Aralık 2017, 17:10   —   #genel   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

İnsanın içindeki sıkıntıya bir isim, bir sebep bulamamasına hep şaşırmışımdır. Çok şaşırdığı ne varsa, bunları çok mu yaşıyor insanlar genelde hiç bilmiyorum. Ama bu en azından bende genelde böyle oluyor. Açık konuşayım mı? Birinin bir sözü vardı, ama kimindi hatırlamıyorum. Şöyle diyordu: "Kafamdan atamıyorum. Hep aklıma geliyor, hem de en tuhaf zamanlarda. Duştan çıkarken, sokakta yürürken, gece yatağıma yatarken; bilinçli olarak bir şey düşünmediğim zamanlarda."... Sanki hayat denen bu değişik alem içinde, bir yerlerde bu söz içerisinde bir yerlerde sıkışmış kalmış gibiyim. Nedenini bilmiyorum. Belki de biliyorum. Belki de bildiğimi bilmiyorum. Belki anlatamıyorum, belki anlatmak istemiyorum. Belki içimden atmak istiyorum. Belki de atamıyorum. Belki seviyorum, belki de yine seviyorum.. Bazen çok saçmalıyorum değil mi? Biliyorum. Sarhoş da değilim ama olmadığıma da beni kim ikna edebilir? Zaten sarhoşken de anlatamıyorum. Atamıyorum. Seviyorum. Neyse, belki de en iyisi uyumak.

11 Aralık 2017, 04:27   —   #karalamaca   —   3 yorum var.   —   Devamını Oku »

hello İstanbul!

Üniversite hayatını bitirdik. Aslında planım, elimdeki projeler ile ilgilenip bir yandan da sene sonuna kadar kafa dinlemekti. 2018 itibariyle iş-güç arayışlarına girişecek ve mutlu olabileceğim, bana bi'şeyler katabilecek, hem kendime hem onlara fayda sağlayacağım bir şirket bulmak için adımlar atacaktım. Tahmin edeceğiniz üzere planlar yine tutmadı....

6 Ekim 2017, 10:02   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

Eylül'dü. 
Dalından kopan yaprakların, 
Sararan yanlarına yazdım adını. 
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. 
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. ...

16 Eylül 2017, 17:13   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »
daha fazla göster