"hoşçakal..."

5 Ocak 2015 Pazartesi, 22:56 sularında İzni Burak Demirtaş tarafından #karalamaca konularında yazılmış.
Yazıldığından bu yana, 3612 kez okunmuş ve 0 yorum almış.

"Her gün uyandığımda sabah güneşinin gözlerimde bıraktığı sarı lekeler kadar kaçınılmaz ilk karşılaşmamızın aklıma gelmesi. Dengesiz bir sevgi bu; güneş doğarken aklıma geliyorsun ama, batarken gitmiyorsun.. Adil sevdirmiyorsun... 

Hep bir adım önde olmak zorundayım sevme işinde. Senin de "İlahi Adalet"in bu olsa gerek. Bazen unuttum sanıyorum seni; sonra bir çay demiyorum, yine aklıma geliyorsun. Hani şekeri karıştırdıktan sonra göremezsin ama, oralarda bir yerlerde olduğunu bilirsin ya, ondan hepsi. Yoksa çayın bir suçu yok.. Adam gibi oturup çay bile içilmiyor anlayacağın. Bir keyif sigarası nelere sebep olur, var sen düşün. Umarım en yakın zamanda çayına bisküvini düşürürsün. Belki o zaman bir nebze de olsa anlarsın neler hissettiğimi. 

İçimdeki tanımlayamadığım o boşluğun adını bir koyabilsem, tadından yenmez bir ruh halim olacak aslında, ama yok... Bulamıyorum. Acaba içimdeki boşluğa isim aramakla hata mı ediyorum? Yanlışın ne olduğudan emin değilim. Doğru, kime göre doğru; anlayamıyorum. Bu çok mu yanlış? Bir kuralı bilmiyorsan, onu ezip geçmen gayet normal değil mi? Buradan bakında normal görünüyor çünkü. Zaten başka bir yerden de bakamıyorum... Benim yerime bakan biri olsaydı keşke..

Orada bir yerde güzel bir şeyler olmalı. Oluyordur değil mi? Olmalı bence.. Güzel bir şeyin nasıl olduğundan bile emin değilim. Bir yerlerde benimle aynı şeyleri yaşayan, düşünen insanlar var. Bu aklıma geldikçe çıldırıyorum. Bir yerlerde beni anlayabilecek insanlar var ve ben o insanları tanımıyorum. Bu satırları okuyosun, "vay be" diyosun ve bir bok anlamıyosun. Ama anlayan birileri var. Ben onları tanımıyorum. Bu ne büyük boşluk. Ne büyük eksik. İnsanın ellerini titreten cinsten. "Ulan Allah kahretsin be" eksikliği hemde. Kusamadığını yutan bir bünyem olduğu için saçmalayarak atıyorum ruhumun toksinlerini. İdare et, fazla uzattım. 

Hoşçakal..." 

dipnot: bahsi geçen kişi, kurum ve kuruluşlar hayal ürünüdür. 


Yorumunu Gönder     Sende görüşünü yaz!

Hiç yorum yapılmamış.   İlk yorumu sen yap!

Yine aylar olmuş ve buralarda gözükmüyorum. Ne zaman "buralara daha çok vakit ayıracağım, bol bol yazacağım" desem, kesin başka bir şeyler çıkıyor; işler, güçler, yoğunluklar vs, odaklanamıyorum. Öyle ya da böyle bunu bir düzene oturtacağım. inatçıyım bu konuda....

8 Temmuz 2018, 04:55   —   #genel   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

Buraları yine oldukça aksatmış olmanın verdiği iç rahatsızlığı ile, geçen haftadan beri bir şeyler karalamaya olan isteğim ancak şu an vuku buluyor. Geçen hafta oldukça yoğun ve hareketli geçtiği için yazmaya vakit bulamadım aslında. Ya da ne bileyim, belki de bahane buluyorum......

27 Şubat 2018, 11:34   —   #genel   —   2 yorum var.   —   Devamını Oku »

Gidelim buradan...

"Gidelim buradan... Göğsünü sıkan, içini daraltan o laneti geride bırakıp gidelim. Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık. Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim....

5 Ocak 2018, 04:57   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

$_2018 = new HappyYear();

Zamanın ne denli hızlı aktığını bilmiyorum ama, gerçekten "su gibi" akıp geçiyor deyimi doğru galiba. Ne ara 2018 geldi, kapımıza dayandı; hiç bir fikrim yok. Oysa ben daha tarih yazmak zorunda olduğum kağıtlara "2017" yazmaya bile alışmamıştım. Şimdi bir de 2018 çıktı başımıza. ...

31 Aralık 2017, 17:10   —   #genel   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

İnsanın içindeki sıkıntıya bir isim, bir sebep bulamamasına hep şaşırmışımdır. Çok şaşırdığı ne varsa, bunları çok mu yaşıyor insanlar genelde hiç bilmiyorum. Ama bu en azından bende genelde böyle oluyor. Açık konuşayım mı? Birinin bir sözü vardı, ama kimindi hatırlamıyorum. Şöyle diyordu: "Kafamdan atamıyorum. Hep aklıma geliyor, hem de en tuhaf zamanlarda. Duştan çıkarken, sokakta yürürken, gece yatağıma yatarken; bilinçli olarak bir şey düşünmediğim zamanlarda."... Sanki hayat denen bu değişik alem içinde, bir yerlerde bu söz içerisinde bir yerlerde sıkışmış kalmış gibiyim. Nedenini bilmiyorum. Belki de biliyorum. Belki de bildiğimi bilmiyorum. Belki anlatamıyorum, belki anlatmak istemiyorum. Belki içimden atmak istiyorum. Belki de atamıyorum. Belki seviyorum, belki de yine seviyorum.. Bazen çok saçmalıyorum değil mi? Biliyorum. Sarhoş da değilim ama olmadığıma da beni kim ikna edebilir? Zaten sarhoşken de anlatamıyorum. Atamıyorum. Seviyorum. Neyse, belki de en iyisi uyumak.

11 Aralık 2017, 04:27   —   #karalamaca   —   3 yorum var.   —   Devamını Oku »

hello İstanbul!

Üniversite hayatını bitirdik. Aslında planım, elimdeki projeler ile ilgilenip bir yandan da sene sonuna kadar kafa dinlemekti. 2018 itibariyle iş-güç arayışlarına girişecek ve mutlu olabileceğim, bana bi'şeyler katabilecek, hem kendime hem onlara fayda sağlayacağım bir şirket bulmak için adımlar atacaktım. Tahmin edeceğiniz üzere planlar yine tutmadı....

6 Ekim 2017, 10:02   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

Eylül'dü. 
Dalından kopan yaprakların, 
Sararan yanlarına yazdım adını. 
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. 
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. ...

16 Eylül 2017, 17:13   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »
daha fazla göster