üç günlük (bile değil) dünya!

29 Mart 2013 Cuma, 00:37 sularında İzni Burak Demirtaş tarafından #karalamaca konularında yazılmış.
Yazıldığından bu yana, 2136 kez okunmuş ve 0 yorum almış.

Kim bilir kaç söylenmemiş cümle, söylenmemiş kelime var içimizde. Sanki hayat sonsuza dek sürecekmiş gibi, sanki içimizdekileri söylemek istediğimiz insanı sonsuza kadar yanımızda bulacakmışız gibi yaşıyoruz. Yapacağımız her şeyi erteliyoruz. En önemlisi ise, yaşayabileceğimiz mutlulukları erteliyoruz..

Son zamanlarda gerek kendi çevremde, gerekse haberlerde bir kaç tane ölüm haberine denk geldim. İçim o kadar acıdı ki. Daha hayatının baharında insanlar, göçüp gitmiş dünyadan. Fotoğraflarına baksanız, daha son gülüşünün sıcaklığı geçmemiş. Öyle yeni, öyle taze.. Ama ölümün yaşıda, yeride, zamanıda olmuyor. Kim bilir ne hayalleri, yapmayı planladığı ne şeyler vardı. Annesine, babasına, kardeşine, arkadaşına, sevgilisine belki de kendine bile söylemediği ne çok şey vardı. İnsan ölümü hatırlayınca geliyor belki bunlar akla ama, aslında hiç unutmaması gerektiğini bir türlü aklına yazamıyor.

Diyeceğim o ki; bırakmayın içinizde hiç bir şey. Yapmak istediğiniz bir şey mi var? Gidin yapın.. Almak istediğiniz bir şey mi var? Gidin alın. Söylemek istediğiniz bir şey mi var? Gidin söyleyin.. Ve önemlisi sevdiğiniz insanlara "seni seviyorum" deyin. Ne yaşamış, ne yaşıyor olursanız olun; içinizde kalmış sadece bir "seni seviyorum" bile varsa, gidin söyleyin onu. Hatta yaşayın! Ne bu iki kelimeyi söyleyen insan kendinden bir şey kaybediyor, ne de duyan insan.. Üç günlük bile değil dünya. Bunun bilincinde olun..

Şems'in çok güzel bir sözü geliyor aklıma, onunla noktalamak istiyorum yazıyı;

"Bir şey yap... Güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör. Veya, güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla... Ama hep güzel olsun. Çünkü "her insan ölecek yaşta..." geç kalmayasın..."


Yorumunu Gönder     Sende görüşünü yaz!

Hiç yorum yapılmamış.   İlk yorumu sen yap!

Yine aylar olmuş ve buralarda gözükmüyorum. Ne zaman "buralara daha çok vakit ayıracağım, bol bol yazacağım" desem, kesin başka bir şeyler çıkıyor; işler, güçler, yoğunluklar vs, odaklanamıyorum. Öyle ya da böyle bunu bir düzene oturtacağım. inatçıyım bu konuda....

8 Temmuz 2018, 04:55   —   #genel   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

Buraları yine oldukça aksatmış olmanın verdiği iç rahatsızlığı ile, geçen haftadan beri bir şeyler karalamaya olan isteğim ancak şu an vuku buluyor. Geçen hafta oldukça yoğun ve hareketli geçtiği için yazmaya vakit bulamadım aslında. Ya da ne bileyim, belki de bahane buluyorum......

27 Şubat 2018, 11:34   —   #genel   —   2 yorum var.   —   Devamını Oku »

Gidelim buradan...

"Gidelim buradan... Göğsünü sıkan, içini daraltan o laneti geride bırakıp gidelim. Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık. Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim....

5 Ocak 2018, 04:57   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

$_2018 = new HappyYear();

Zamanın ne denli hızlı aktığını bilmiyorum ama, gerçekten "su gibi" akıp geçiyor deyimi doğru galiba. Ne ara 2018 geldi, kapımıza dayandı; hiç bir fikrim yok. Oysa ben daha tarih yazmak zorunda olduğum kağıtlara "2017" yazmaya bile alışmamıştım. Şimdi bir de 2018 çıktı başımıza. ...

31 Aralık 2017, 17:10   —   #genel   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

İnsanın içindeki sıkıntıya bir isim, bir sebep bulamamasına hep şaşırmışımdır. Çok şaşırdığı ne varsa, bunları çok mu yaşıyor insanlar genelde hiç bilmiyorum. Ama bu en azından bende genelde böyle oluyor. Açık konuşayım mı? Birinin bir sözü vardı, ama kimindi hatırlamıyorum. Şöyle diyordu: "Kafamdan atamıyorum. Hep aklıma geliyor, hem de en tuhaf zamanlarda. Duştan çıkarken, sokakta yürürken, gece yatağıma yatarken; bilinçli olarak bir şey düşünmediğim zamanlarda."... Sanki hayat denen bu değişik alem içinde, bir yerlerde bu söz içerisinde bir yerlerde sıkışmış kalmış gibiyim. Nedenini bilmiyorum. Belki de biliyorum. Belki de bildiğimi bilmiyorum. Belki anlatamıyorum, belki anlatmak istemiyorum. Belki içimden atmak istiyorum. Belki de atamıyorum. Belki seviyorum, belki de yine seviyorum.. Bazen çok saçmalıyorum değil mi? Biliyorum. Sarhoş da değilim ama olmadığıma da beni kim ikna edebilir? Zaten sarhoşken de anlatamıyorum. Atamıyorum. Seviyorum. Neyse, belki de en iyisi uyumak.

11 Aralık 2017, 04:27   —   #karalamaca   —   3 yorum var.   —   Devamını Oku »

hello İstanbul!

Üniversite hayatını bitirdik. Aslında planım, elimdeki projeler ile ilgilenip bir yandan da sene sonuna kadar kafa dinlemekti. 2018 itibariyle iş-güç arayışlarına girişecek ve mutlu olabileceğim, bana bi'şeyler katabilecek, hem kendime hem onlara fayda sağlayacağım bir şirket bulmak için adımlar atacaktım. Tahmin edeceğiniz üzere planlar yine tutmadı....

6 Ekim 2017, 10:02   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

Eylül'dü. 
Dalından kopan yaprakların, 
Sararan yanlarına yazdım adını. 
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. 
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. ...

16 Eylül 2017, 17:13   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »
daha fazla göster