27 Şubat 2018 Salı, 11:34 sularında İzni Burak Demirtaş tarafından #genel konularında yazılmış.
Yazıldığından bu yana, 1114 kez okunmuş ve 2 yorum almış.

Buraları yine oldukça aksatmış olmanın verdiği iç rahatsızlığı ile, geçen haftadan beri bir şeyler karalamaya olan isteğim ancak şu an vuku buluyor. Geçen hafta oldukça yoğun ve hareketli geçtiği için yazmaya vakit bulamadım aslında. Ya da ne bileyim, belki de bahane buluyorum...

19 Şubat 2018 tarihinde, şirketten arkadaşım Okan V. ile Moda - Kayıkhane'de Pinhani'nin yeni albümü olan "On Türkü" için lansman konserine gittik. Son zamanlarda Okan vesilesi ile bulduğum fırsatlar doğrultusunda Pinhani ile çok daha yakın olmaya başladık ve bu benim için ne kadar anlamlı bir durum tahmin edemezsiniz. Hayatımın en önemli dönemlerinde şarkılarıyla, müzikleriyle ruhuma dokunmuş olan bu grubun benim için net bir tarifi yok. Çünkü öyle güzel. Şimdi bu insanlarla bir araya gelip, sohbetler edebilmek, vakit geçirebilmek benim için inanılmaz derecede güzel bir şey. Bu güzelliklerin içerisinde konserde tabi ki yine harika oldu. Çokça eğlendik. Hatta konser sırasında albüm satışına yardımcı olarak ekipten biri gibi bile olma fırsatı buldum :) Gece sonunda Akın Eldes dahil olmak üzere tüm grubun imzasıyla dolu bir albümü de almayı ihmal etmedik tabi ki. Tek diyeceğim; iyi ki varlar ve var olsunlar. 

Hafta böyle güzel başladı ve bu gazla bitiririm diye düşünürken, yine Okan ile Galatasaray - Bursaspor maçına gitmeye karar verdik. Ben çok kez gitmiştim maçlara ama Okan için ilk olacaktı, o yüzden değişik bir heyecan yaşayacağımız kesindi. Maça giderken keyifliydik, tabiri caizse kulak memesi kıvamındaydık. Harika bir maçın ardından skor tabelasında 5-0'ı görünce, ekmeğe sürülecek kıvama geldik. Keyfimize çok bir diyecek yoktu. 

Sonra hafta sonu geldi tabi ki; biraz dinlenme, yine freelance işler ve kendi projelerime yoğunlaştım. Verimi yüksek güzel bir hafta oldu. Umarım daha nicelerini yaşarız. 

Sağlıcakla kalın! 


Yorumunu Gönder     Sende görüşünü yaz!

2 adet yorum yapılmış.   Sende yap!

Sebnem Demircioğlu demiş ki; 18 Nisan 2018 Çarşamba, 22:03
Hayatının bu kadar yolunda gitmesine çok sevindim burak
İzni Burak Demirtaş demiş ki; 19 Haziran 2018 Salı, 15:49
@Şebnem; çook teşekkürler Şebnem, seni buralarda görmek ne güzel :) Umarım hepimizin hayatı istediği gibi veya ona en yakın şekilde gider. :)

Yine aylar olmuş ve buralarda gözükmüyorum. Ne zaman "buralara daha çok vakit ayıracağım, bol bol yazacağım" desem, kesin başka bir şeyler çıkıyor; işler, güçler, yoğunluklar vs, odaklanamıyorum. Öyle ya da böyle bunu bir düzene oturtacağım. inatçıyım bu konuda....

8 Temmuz 2018, 04:55   —   #genel   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

Buraları yine oldukça aksatmış olmanın verdiği iç rahatsızlığı ile, geçen haftadan beri bir şeyler karalamaya olan isteğim ancak şu an vuku buluyor. Geçen hafta oldukça yoğun ve hareketli geçtiği için yazmaya vakit bulamadım aslında. Ya da ne bileyim, belki de bahane buluyorum......

27 Şubat 2018, 11:34   —   #genel   —   2 yorum var.   —   Devamını Oku »

Gidelim buradan...

"Gidelim buradan... Göğsünü sıkan, içini daraltan o laneti geride bırakıp gidelim. Burada yağmur bile güzel yağmıyor artık. Yağmuru güzel yağan bir yerlere gidelim....

5 Ocak 2018, 04:57   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

$_2018 = new HappyYear();

Zamanın ne denli hızlı aktığını bilmiyorum ama, gerçekten "su gibi" akıp geçiyor deyimi doğru galiba. Ne ara 2018 geldi, kapımıza dayandı; hiç bir fikrim yok. Oysa ben daha tarih yazmak zorunda olduğum kağıtlara "2017" yazmaya bile alışmamıştım. Şimdi bir de 2018 çıktı başımıza. ...

31 Aralık 2017, 17:10   —   #genel   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

İnsanın içindeki sıkıntıya bir isim, bir sebep bulamamasına hep şaşırmışımdır. Çok şaşırdığı ne varsa, bunları çok mu yaşıyor insanlar genelde hiç bilmiyorum. Ama bu en azından bende genelde böyle oluyor. Açık konuşayım mı? Birinin bir sözü vardı, ama kimindi hatırlamıyorum. Şöyle diyordu: "Kafamdan atamıyorum. Hep aklıma geliyor, hem de en tuhaf zamanlarda. Duştan çıkarken, sokakta yürürken, gece yatağıma yatarken; bilinçli olarak bir şey düşünmediğim zamanlarda."... Sanki hayat denen bu değişik alem içinde, bir yerlerde bu söz içerisinde bir yerlerde sıkışmış kalmış gibiyim. Nedenini bilmiyorum. Belki de biliyorum. Belki de bildiğimi bilmiyorum. Belki anlatamıyorum, belki anlatmak istemiyorum. Belki içimden atmak istiyorum. Belki de atamıyorum. Belki seviyorum, belki de yine seviyorum.. Bazen çok saçmalıyorum değil mi? Biliyorum. Sarhoş da değilim ama olmadığıma da beni kim ikna edebilir? Zaten sarhoşken de anlatamıyorum. Atamıyorum. Seviyorum. Neyse, belki de en iyisi uyumak.

11 Aralık 2017, 04:27   —   #karalamaca   —   3 yorum var.   —   Devamını Oku »

hello İstanbul!

Üniversite hayatını bitirdik. Aslında planım, elimdeki projeler ile ilgilenip bir yandan da sene sonuna kadar kafa dinlemekti. 2018 itibariyle iş-güç arayışlarına girişecek ve mutlu olabileceğim, bana bi'şeyler katabilecek, hem kendime hem onlara fayda sağlayacağım bir şirket bulmak için adımlar atacaktım. Tahmin edeceğiniz üzere planlar yine tutmadı....

6 Ekim 2017, 10:02   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »

Eylül'dü. 
Dalından kopan yaprakların, 
Sararan yanlarına yazdım adını. 
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. 
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. ...

16 Eylül 2017, 17:13   —   #karalamaca   —   Yorum yok.   —   Devamını Oku »
daha fazla göster